Trabzon Şehir Rehberi olarak size bu bilgilendirme yazısını paylaşıyoruz, Karadağ-Soğuksu ve Eşek Meydanı Savaşları: Ruslar tedricen ilerleyerek Karadağ eteklerindeki Soğuksu tepesine bir tabur piyade ve dört ağır makineli tüfek yerleştirmişlerdi. Bunları bu tepeden atmak ve vaziyete hâkim olmak üzere bu tepeyi sis kapladığı bir günde Rohnoy obasının sırtlarındaki Fonko obasında yer alan Hacı Fettahoğlu Halim Ağa’nın yetmiş beş mevcutlu çetesiyle, Balıklı sırtlarındaki Teşkilât-ı Mahsusa Alayı’nın iki bölüğü, sisten faydalanarak buradaki düşman mevzilerine sokuldular ve birden ani bir baskın halinde ateş açtılar. Ruslar beklemedikleri bu baskın karşısında derlenip toplanmadan ve ciddi bir mukavemet imkânı bulmadan firara başladı. Takip edilen düşman burada 72 ölü ile dört mitralyöz bıraktı. Bu tepe ile birlikte dört mitralyöz elimize geçti. Mukabil zayiatımız Trabzonlu bir er ile altı yaralıdan ibaretti. Bu aziz şehidin mezarı Balıklı obasındadır. Ruslar iki gün sonra bu cephedeki kuvvetlerini altı piyade taburu ile takviye ederek elimize geçen Soğuksu tepesini geri almak ve bizi Karadağ’dan atmak için sabahleyin erkenden taarruza geçtiler. Piyade taarruzundan önce Potonos, Şinik ve Mimera’daki topçusu mevzilerimizi şiddetle top ateşi altına aldı. Düşmanın sürekli top ateşi tek isabet kaydetmeden kuru bir gürültü halinde devam etti. Yalnız Hıdımebi Şahinkayası’m çevreleyen orman kıt’asını tutuşturmuş ve bu ormandaki yangın bir hafta devam etmişti. Burada tabiye edilen ve yukarıda işaret edilen bir topumuz bugün Potonos sırtlarındaki düşmanın iki topunu susturmaya muvaffak olamamıştı. Bir saat fasılasız devam eden topçu ateşinden sonra piyadesinden bir tabur yukarıda adı geçen Halim Ağa ile Kopluoğlu Ahmet Çavuş’un yüz on mevcutlu olan çetesinin müdafaa ettiği Soğuksu tepesine taarruz etti. Bu tepeyi kahramanca müdafaa eden ve tek kurşununu boşa çıkarmayan çetelerimizin ateşi karşısında düşman taarruzu erir gibi dağıldı. (Lermioğlu, 2011). Düşmanın diğer kuvvetleri yine topçusunun himayesinde Îstera ve Vayton sırtlarından Koryana köyünün Balıklı obası sırtlarındaki
Teşkilât-ı Mahsusa Alayı ile Fonko obasının Zovon Bumu’ndaki Tonya çeteleri üzerine yüklendi. Burada da aynı derecede keskin bir mukavemetle karşılaştılar. Zovon Bumu’ndaki Lermioğlu Halim ve diğer Tonya çeteleri araziden ve ormanlardan faydalanarak Rus kıtaları arasına sokulup Rus piyadesinin mühim bir kısmını yan ateşine almaya Muvaffak oldular. Çetelerin bu mahir ve cesur hareketleri Teşkilât-ı Mahsusa Alayı üzerine teksif edilen Rus taarruzunu kanlı zayiat ile sarsıp akim bıraktırdı. Savaş bütün şiddetiyle beş saat devam etti. Mevcutlarının üçte birini ölü ve yaralı olarak kaybeden ve mevzilerimiz önünde eriyen ve bilhassa yan ateşiyle sarsılan düşman ric’ate mecbur kaldı. Yine bu sırada dağlarda eksik olmayan bir sis tabakası harekât sahası üzerine çökmüştü.(arak köprü altına Araziyi ve geçit yerlerini iyi bilen çeteler cüretkârane ve çevik hareketlerle ormanlardan da faydalanarak Rusların ric’at nokta- larına kadar kayarak Rus ric’atini paniğe çevirdiler. Firar eden Rus piyadesini durdurmak için topçusunun açtığı ateş bu firarı durdurmamakla beraber Ruslara ayrıca zayiat vermekten de hali kalmamıştı. Zaferimizle sona eren bu savaşta Ruslar mevzilerimizin önüyle firar ettikleri sahada bin beş yüzden fazla ölü, iki bin yüz sekiz tüfek bırakmışlardı. Buna mukabil bir subayımızla 147 er ve 84 çetemiz şehit düşmüştü. 14’ü ağır yaralı olmak üzere 68 yaralımız mevzilerin arkasındaki hastane makamında kullanılan çadırlara nakledilmişti. Bu savaş ilçe dâhilindeki savaşların en mühimidir. Eşek Meydanı ve civarı Rus askerlerinin cesetleriyle dolmuştu. İstihlâsı müteakip burada büyük yığınaklar halindeki Rus askerlerinin kafatasları ile çürümüş kemiklerini gördüm. Son senelere kadar buradan gelip geçenler üzerinde bunlar tiksindirici bir manzara arz ediyordu. Rusların bu savaştan sonra günlerce yaralılarını araba ve sedyelerle Trabzon’a nakil eyledikleri görülmüştü. Bundan sonra buradaki hareketler keşif yolu çarpışmalarıyla gece baskınlarına inhisar etmişti. (Lermioğlu, 2011).

İpsil Köyüne Baskın: Lermioğlu Halim çetesi bir sisli havada İpsil köyüne sokulmuş ve bu köyde dağınık ve silah çatmış olan Rus müfrezesi üzerine ateş açarak isabetli atışlarıyla bu müfrezeyi darmadağın bir halde firara icbar ve çetesinin mevcuduna muadil sayıda Ruslara zayiat verdirmişti. (Lermioğlu, 2011).

Mucura Köyüne Bir Gece Baskını: Bu baskın, yapılan baskınlar içinde en fazla başarı gösterilen gece baskınlarından biridir. Bu baskını Vakfıkebir ve Tonya çeteleri yapmıştır. Kendilerine katılan bu havali köy çocuklarının yardımıyla bir gece zifiri karanlıkta Rus
nöbetçilerine hissettirmeden Rus ileri karakollarına ve ileri mevzilerini bir rüzgâr sessizliği ile geçerek Mucura köyündeki bir Rus alay karargâhına sokuldular. Muhtelif noktalara da arkalarını korumak için geçit yerlerine ikişer kişi bırakarak köyün içine girdiler. Kapıları açık evlerde ve çoğu çadır altında yatan Ruslar derin bir uyku halinde idiler. Etrafta çık yoktu. Evvelce aralarında kararlaştırdıkları veçhile ilk bomba atılmadan düşmana kat’iyen ateş edilmeyecekti. Karargâhtaki Rus subaylarının bulundukları çadırlara kadar girerek ilk bombayı burada ve toplu denecek bir halde yan yana çadırlarda yatan karargâh subaylarına attılar. Altı Rus subayı ile hademe erleri burada paramparça edildi. Köyün derin sükûneti içinde patlayan bombalar müthiş gürültüleriyle köyü bir anda adeta altüst etmişti. Bundan sonra piyade ateşleri muhtelif noktalarda mütekâsif Rus askerlerine tevcih edildi. 42 silahşordan ibaret olan bu çetenin baskını ümidin üstünde muvaffak olmuştu. Ruslar uyku sersemliği içinde silah kullanmaya aman ve zaman bulamayan bir kaynaşmayı müteakip bu köyü ilçeye bağlayan şose üzerindeki dereye doğru panik halinde kaçışmaya başladılar. Toplu halde kaçanlar çetenin sürekli ateşleriyle yaralı ve ölü olarak köprü altına ve civarını doldurdular. Çetemiz düşmana kanlı zayiat verdirdikten sonra çekildiler. Bunlar uzaklaşırken aralarında bıraktıkları Rus kıt’aları korku ve şaşkınlıkla birbirleri üzerine ateş açmışlardı. Hareket üstlerine dönen çetelerimiz, uzaktan bu düşman ateşlerine, sigaralarını avuçlarının içine gizleyerek neşe ile gülüyor, “At ağam at” diye düşmanla istihza ediyorlardı. Bu geceki baskında ayrıca bu köydeki binalara Ruslar tarafından depo edilen erzak ve mühimmatı, binaları tutuşturmak
suretiyle yakmışlardı. Rusların ölü ve yaralı olarak ne kadar zayiat verdikleri tespit edilememiş ise de bu geceyi takip eden günde yüze yakın Rus yaralısının Trabzon’a taşınmakta olduğu görülmüştür. (Lermioğlu, 2011)

Hıdırnebi Geçidini Zorlayış: Ruslar Satari köyünün batısında inşaat kıt’alarmı kullanmak suretiyle muvakkat bir yol açıp Hıdırnebi altına kadar top çıkarmış ve defaatle bu geçidi zorlamış iseler de her defasında kanlı zayiat ile püskürtülmüşlerdi. Buradaki savaşın sonuna ve tahliyeye kadar burayı işgale muvaffak olamamışlardı. Askerlerimiz tarafından o günlerde inşa edilen boy siperlerinin çukurları bugün dahi görülmektedir.
(Lermioğlu, 2011)

Beypınarı ve Karaabdal Civarındaki Savaşlar: Tahliyeye kadar bu havalide elimizde kalmış ve Rus taarruzları sonuna kadar başarı ile tard edilmişti. Buradaki harekât askeri kıt’alar tarafından icra kılınmış ve bunlara pek az sayıda yerli halktan müteşekkil çeteler katılmıştı. Bu sebeple buradaki askeri harekât hakkında kâfi bir bilgi edinilememiştir. Ancak çeteler hakkında edindiğimiz malûmata kısaca temas edeceğiz. Buradaki kıtaatımız emrinde hizmet eden çetelerimizden Kadahor köylü Bizoğlu Kulaksız Salih, Öksüzoğlu Faik, Köroğlu Cafer ve arkadaştandır. (Lermioğlu, 2011)

Bunlarla beraber Mula köylü Keloğlu Süleyman ve İshakoğlu Yunus ve Maçka ilçesinden Çolakoğlu Ali Ağa ve bu zatın çetesi efradı mühim başarılar göstermiş ve hakiki bir yurtsever olduklarını parlak surette ispat etmişlerdi. Yine bunlar gibi yurt müdafaası için
hayatlarını feda etmekte bir an tereddüt etmeyen Mula köylü Kasımoğlu Çakal Mustafa ve aynı köyden Geloğlu Şükrü Usta, Karaibrahimoğlu Mustafa, Demiroğlu Emin ve İsmail ile Kalgiya köylü Küllüoğlu Küçük kendiliklerinden harekete geçerek henüz kıtaatımız tarafından müdafaa tertibatı alınmadan Rusların geçit yolları üzerinde ve muhtelif yerlerde geceleri fazla miktarda ateş yakarak, Ruslara buralarda mühim kıt’aların tahaşşüt ettiği fikrini vermiş ve Ruslar günlerce keşif kolları vasıtasıyla istikşafat ile vakit geçirmişler ve geçen bu müddetten faydalanmak suretiyle tarafımızdan müdafaa tertibatının alınmasına hizmet etmişlerdi. Yine aynı arkadaşlar Rusların geçit yolu üzerinde pusu kurarak, Haçka ormanlarında Rusları pusuya düşürerek bir Rus müfrezesini tamamen imha ederler. Bunlardan kaçmaya muvaffak olan bir Rus erini adı yukarıda geçen halen sağ ve o vakit on altı yaşında genç bir çocuk olan ve bugün ‘Çelik’ soyadını taşıyan demirci Şükrü Usta Rus mevzilerine kadar takip ve neticede esir ederek
bilâhare teşekkül eden kıt’a komutanına ifadesi alınmak üzere teslim ve komutan tarafından takdirname ile taltif edilmişti. Burada en son savaş Mula obasının Ballıkıram’nda 14 Haziran 1332 tarihinde verilmiştir. (Lermioğlu, 2011)