“Deniz ve karayollarının kavşak noktası” olarak da adlandırılan Trabzon kentine önce Cenevizliler sonra da Venedikliler koloni oluşturmuşlardır. Trabzon-Tebriz karayolu binek hayvanları ile 12-13 gün, kervanla 30-32 günde alınabiliyordu. İstanbul-Trabzon gemi seferleri çok eski zamanlardan beri yapılmaktadır. Örneğin seyyah Geoffery, bu yolu 19 günde, Klavijo ise 22 günde tamamlayabilmişlerdi. Yelkenliler bu yolu 4-5 güne indirmişti. Çin’den başlayıp batıya doğru uzanan İpek yolu ve ticareti dört ana güzergâhtan yapılıyordu. (Tezcan, 2001:74’den akt: URL 7)

Bunların ilki beklide en önemlisi karadan giden birinci yoldu. Çin’in iki önemli başkenti Chang-an ve Lo-Yang’dan başlayan batıya doğru Kansu bölgesinden Doğu Türkistan’a ve oradan da Batı Türkistan’dan geçtikten sonra İran’a ulaşıyordu. İran’dan devam eden yol Asya Kıtasında Doğu Akdeniz’in en önemli Liman Kenti Antakya’da son buluyordu. Bu yolun İran’dan Karadeniz’e geçen bir başka ucu da bulunmaktaydı. Hazar denizi güneyindeki Ecbatana’dan Tebriz -Artaxata – Dvin Phasis güzergâhından Karadeniz kıyısındaki Trabzon şehrine ulaşıyordu. Trabzon’dan Gümüşhane-Erzurum-Kars-Tebriz üzerinden Semerkant’a ulaşan İpek Yolu’nun bu bölümü için Avrupalılar öneminden dolayı “Semerkant’a giden altın yol” adı verilmiştir. Trabzon Şehir Rehberi ni takipte kalmaya devam edin.
(Tezcan, 2001:74’den akt: URL 7)